| 2 |
|
2. Abdullah İbn Abbâs (r.a.)'dan; Muâz b. Cebel (r.a.) de-miştir ki: Resûlullâh (s.a.v.) beni (vali ve muallim olarak) Yemen'e gön derdi ve buyurdu ki: "Sen -ey Muâz!- ehl-i kitâb olan bir kavmin yanına gide-cek sin, (önce) onları, Allah'tan başka ibâdete lâyık bir ilâh olmadığını ve benim de Allah'ın elçisi olduğumu tasdik ve şehâdete davet et. Eğer bunu kabul ederlerse bu defa da on-lara bildir ki; Allah, kendilerine her bir gün bir gecede beş vakit namazı farz kılmıştır. Eğer bunu da kabul ederlerse yine onlara bildir ki; Allah kendilerine zekâtı farz kılmış-tır. Bu zekat onların zenginlerinden alınır ve yine onların fakirlerine verilir. Eğer zekatın farzıyyetini de ikrar eder-lerse (onlardan zekat al), sakın mallannın iyilerinden alma ve mazlumun (haksızlığa uğrayan kimsenin) bedduasından kork, çünkü onunla Allah arasında bir hicab (duasının ka-bulüne mani bir sebep yoktur." Buhârî |