• Narrow screen resolution
  • Wide screen resolution
  • Increase font size
  • Decrease font size
  • Default font size
  • default color
  • red color
JA slide show
Anasayfa
GERÇEK DOST Yazdır E-posta
Yazar Süleyman AYCAN   
Çarşamba, 12 Mart 2008
Çok samimi iki dost ve arkadaşlardı. Fakat bir tanesi çok kurnaz ,atılgan ve hareketli, diğeri ise çok saf , dürüst ve sessizdi.Bir gün kurnaz olan arkadaş , diğer arkadaşın yanına giderek
işlerinin bozulduğunu söyler ve kendisinden para ister. Samimi dostu onu hiç
kırmaz ve elindeki bütün parayı arkadaşına verir.
Arkadaşı bu parayla işlerini düzeltir.
Bir süre sonra kurnaz olan yine arkadaşının yanına gider ve onun
evlenmek üzere olan nişanlısını çok beğendiğini ve kendisine vermesini ister.
Arkadaşı çok şaşırır, ne diyeceğini bilemez.
Fakat aralarında o kadar kuvvetli bir sevgi vardir ki arkadaşına hayır
diyemez, nişanlısını arkadaşına verir.
Zaman içinde Saf olanın işleri bozulur
ve birden arkadaşı aklına gelir...
(ben ona sıkıştığında iyilik yapmıştım diyerek) arkadasının iş
yerine gider ve çalışmak için iş ister.
Arkadaşı ona iş vermez. Bizimki pişmanlik ve üzüntü içinde geri
döner ama yinede arkadaşına kızamaz.
Bir gün sokakta dolaşırken yanına hasta ve yaşlı bir adam yaklaşır.
Fakir olduğu için ilâç alamadağını söyler.
Bizimki yaşlı adamcağıza acır, istedigi ilâçlarî alır ve
adamcağıza verir.
Kısa bir süre sonra yaşlı adamın öldüğünü duyar
Yaşlı adam çok zengindir ve bütün mirasını ona bırakmıştır.
Saf adam artık zengindir.
Biraz da sevdiği dostuna kırgınlığından dolayı dostunun işyerinin
karşısında bir ev alır ve oraya yerleşir.
Bir gün evinin kapısını dilenci bir kadın çalar.
Yaşlı kadın çok aç olduğunu, kendisine yemek vermesini ister.
Bizim saf hiç düşünmeden kadını içeri alır karnını
doyurur,kimsesi olmadığını öğrendiği kadına ; Kendisinin de yanlız
olduğunu söyler ve bu evde birlikte yaşayalım sen evin işlerini ve
yemekleri yaparsın der, yaşlı kadın hiç düşünmeden kabul eder.
Bir süre sonra yaşlı kadın bizimkine, kendine uygun bir kız bulup
evlenmesini söyler,
Bizimki böyle bir kıza nasıl ulaşacağını, kendisinin tanidığı
olmadığını söyler.
Yaşlı kadın ona uygun bir kız tanıdığını ve kendisiyle
görüştürebileceğini söyler.
Görüşmeler sonucunda evlenmeye karar verilir ve düğün davetiyeleri
basılır.
Bizimkisi kırgın olduğu halde çok samimi dostunu yinede
unutamamıştır ... Biraz da geldiği konumu görmesi açısından samimi
arkadaşına da davetiye gönderir
Düğün günü gelir çatar . Saf adam düğün salonunda bir şeyler
söylemek isteğiyle mikrofonu alır ve başlar yaşadıklarını anlatmaya
;
Eskiden çok sevdiğim bir dostum vardı . Bir gün işleri bozulunca
benden
borç para istedi elimdeki bütün parayı verdim. Evlenmek üzere olduğum
nişanlımı çok beğendigini söyleyerek benden istedi.

Çok üzülerek onu da kendisine verdim . Çünkü biz gerçek dosttuk onun
üzülmesini istemedim.

İşlerim bozuldugunda onun fabrikasina gittim ve çalişmak için
kendisinden iş istedim. Bana iş vermedi.

Çok üzüldüm, ama yinede arkadaşıma kızmıyorum Çünkü biz gerçek
dosttuk.
Bu konusma üzerine kurnaz olan arkadaşı daha fazla dayanamaz mikrofonu
eline alır ve baslar konuşmaya;
Benim de bir zamanlar çok sevdiğim bir dostum vardı. İşlerim
bozulduğunda kendisinden para istedim, bütün parasını bana verdi.
Sonra ondan nişanlısını istedim, üzülerek
nişanlısını da verdi .
Nişanlısını istememin nedeni ise o kadının arkadaşıma layık
olmamasıydı .
Çünkü O kadın (Hayat kadınıydı ) Kendisi çok saf olduğu için
arkadaşımı o kadından bu şekilde kurtardım.
İşleri bozulduğunda gelip benden iş istedi, arkadaşımı kendi emrimde
çalıştıramazdım, o yüzden iş vermedim
Günün birinde karşılaştığı yaşlı adam benim babamdı.
Babam ölmek üzereydi, onu arkadaşımın yanına ben gönderdim ve
mirasını ona ben bıraktırdım.
Evine gelen dilenci kadın benim annemdi
Ona bakıp iyi yaşamasını sağlamak için gönderdim.
Şu anda evlenmekte olduğu kişi de benim kız kardeşim.
Onu arkadaşımla evlenmesine ben iknâ ettim
Herşey senin içindi...
Hikayeden alınacak anafikir :

İnsan dostu için yaptıklarını mecbur kalmadıkça açıklamaz..

Tüm yakınlık duyduklarınıza birde bu gözle bakın...
Siz farketmeden sizin için kimbilir neler yaptılar. [sadece sizin için]
Lütfen Bu Mesajı Msn Listenizdeki Herkese Gönderin.El Birliğiyle
Dostluğa ve dostlarımıza Sahip Çıkalım



GERÇEK DOSTUNUZ VARMI

Genç adamın biri, dermiş babasına her gün; 'Benim de dostlarım var,
sendeki dost gibi'

Baba, itiraz eder, olmaz öyle çok dost, hakikisi belki bir, belki iki,
fazlasını bulamazsın gerçek, hakiki...

Devam eder durur konuşma...
Aralarında baslar bir tartışma, karar verirler bir sınava, dostun
hakikisini anlamaya...
Bir aksam bir koyun keserler, Ve koyarlar çuvala.
Baba der ki oğluna, 'Hadi al bu çuvalı, simdi götür dostuna'.
Çuvaldan kanlar damlamakta, sanki öldürmüşler de bir adamı,
koymuşlar çuvala, dıştan böyle sanılmakta.

Delikanlı sırtlar çuvalı, gider en iyi bildiği dostuna, çalar
kapıyı.
O dost, bakar ki bir çuvala hem de kanlı, kapar hızla kapıyı
delikanlının suratına,
Almaz içeri arkadaşını, böylece tek tek dolaşır delikanlı, kendince
tanıdığı, sevdiği dostlarını.
Ne çare, hepsinde de sonuç aynidir.

Evlat geriye döner.
Ama içten yıkılır...
Babasına dönerek; hakliymişsin baba ' der.
Dost yokmuş bu dünyada ne sana, ne de bana.
Baba 'hayır Evlat 'der, benim bir dostum var bildiğim.
Hadi, çuvalı alda bir kerede git ona.
Genç adam, çuvalı sırtlar tekrar.
Alnından ter, çuvaldan kanlar damlar...
Gider, baba dostuna.
Kabul görür, sevinir.
O dost, delikanlıyı alır hemen içeri.
Geçerler arka bahçeye.
Bir çukur kazarlar birlikte, çuvaldaki koyunu gömerler adam diye,
üzerine de serpiştirirler toprak.
Belli olmasın diye dikerler sarımsak...

Genç adam gelir babasına;
'Baba, iste dost buymuş' diye konusunca, babası; 'daha erken, o belli
olmaz daha.
Sen yarin git O'na, çıkart bir kavga, atacaksın iki tokat, hiç
çekinmeden ona, işte o zaman anlaşılacak, dostun hakikisi.
Sonra gel olanları anlat bana...'

Genç adam, aynen yapar babasının dediğini, maksadı anlamaktır
dostun hakikisini,
Babasının dostuna istemeden basar iki tokadı!
Der ki tokadı yiyen DOST;
'Git de söyle babana, biz satmayız Sarımsak tarlasını böyle iki
tokada'!

Sevilecek biri olmadığın zamanlarda bile Seni Sevmeli...
Sarılacak biri olmadığın zamanlarda bile Sana Sarılmalı...
Dayanılmaz olduğun zamanlarda bile Sana Dayanmalı...
Dost dediğin;
Fanatik olmalı;
Bütün dünya seni üzdüğünde sana moral vermeli.
Güzel haberler aldığında seninle
dans etmeli, ve ağladığında, seninle ağlamalı...

Ama hepsinden daha çok;
Dost matematiksel olmalı;
Sevinci çarpmalı...
Üzüntüyü bölmeli...
Geçmişi çıkarmalı...
Yarini toplamalı...

Kalbinin derinliklerindeki ihtiyacı hesaplamalı...
Ve her zaman bütün parçalardan daha büyük olmalı...
İşi bitince seni bir tarafa atmamalı...

Görüntüleme sayısı: 122

Bu yazıya ilk yorumu yazın

Yorum yaz
  • Lütfen yorumunuzun yazının konusu ile alakalı olmasına dikkat edin.
  • Kişisel hakaret içeren yorumlar silinecektir.
  • Reklam amaçlı yorumlar silinecektir.
  • 'Gönder' düğmesine basmadan önce yeni bir güvenlik kodu üretmek için tarayıcınızın *Yenile* düğmesine basın.
  • Yukarıdaki durum yanlış güvenlik kodu girildiği durumlarda geçerlidir.
İsim:
E-posta:
Web sayfası:
Başlık:
BBCode:Web AddressEmail AddressBold TextItalic TextUnderlined TextQuoteCodeOpen ListList ItemClose List
Yorum:



Güvenlik kodu:* Code
Ek yorumlar konusunda bana e-posta aracılığı ile ulaşılmasını istiyorum.

Powered by AkoComment Tweaked Special Edition v.1.4

 
< Önceki   Sonraki >
hadisiserif.jpg

Anket

gununsozu

.::Aşağıdüğer Köyü GERÇEK DOST - .::Aşağıdüğer Köyü - .::Aşağıdüğer Köyü

Üye Girişi






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol

Ziyaretçi İstatistiği

Dün: 50
Bugün: 0
Bu Ay: 239
Toplam: 22107

Kimler sitede

Hava Durumu